İmplant tedavisi

Modern diş hekimliğinin amacı, diş çürüklerinin ortadan kaldırılması ile veya diş eksikliklerinin giderilmesi yolu ile, hastaların normal yüz biçimlerini, çiğneme işlevlerini, estetiğini, rahatlıklarını, konuşma özelliklerini ve sağlıklarını tekrar kazandırmaktır. İmplant tedavisini bu alanda benzersiz kılan, çiğneme sisteminin bozuklukları, hastalıkları veya yaralanmaları tarafından engellenmeksizin bu amaçları gerçekleştirme olanağı sunmasıdır. Bununla birlikte, kayıp diş sayısı arttıkça bu hedefin başarılması zorlaşmaktadır. Süregelen araştırmalar, tanısal araçlar, tedavi planlamaları, implant tasarımları, yeni materyaller ve teknikler sayesinde, pek çok zor klinik durumun tedavisinde öngörülebilir başarı artık bir gerçektir.

Diş implantı(diğer adı kemik içi implant) kron, köprü, hareketli diş protezi gibi diş protezlerini desteklemek veya ortodontik tedavilerde sabit destek olarak kullanmak için çene kemiğine cerrahi uygulama ile yerleştirilen tıbbi bir üründür.

Modern diş implantlarının temelinde, titanyum gibi materyallerin kemik ile sıkı bir biçimde bütünleşmesini ifade eden osseointegrasyon adı verilen biyolojik bir süreç yer almaktadır. İlk olarak kemik içine bir implant yerleştirilmekte, daha sonra implant kemik ile bütünleşmekte bundan sonra da üzerine bir diş protezi uygulanmaktadır. İmplanta veya diş protezine dayanak olmak üzere hazırlanan implant üstü yapının üzerine yerleştirilen bir diş protezi(kron, köprü ya da hareketli diş protezi) uygulanmadan önce önemli bir iyileşme süresine ihtiyaç duyulmaktadır.

Diş implantlarının başarı veya başarısızlığı, yerleştirildikleri kişinin genel sağlığı, kemik bütünleşmesine etki eden ilaçlar kullanıyor olması ve ağızdaki dokuların sağlıklı olması ile doğrudan bağlantılıdır. Diş implantlarının uzun dönem başarısının ön şartı sağlıklı kemik ve dişetidir.

Oral implantoloji oldukça eskiye dayanmaktadır. Tarih boyunca çekilmiş dişler, tahta parçaları, fildişi, kurutulmuş kemik, altın, gümüş alaşımları implant maddesi olarak kullanılmıştır. Zaman içerisinde yoğun çalışmalar devam etmiş ve nihayet günümüzde başarılı sonuçlar veren implant sistemleri bulunmuştur.

Günümüzde kullanılan implantlar saf titanyumdan üretilmektedir. Bunun nedeni insan dokuları ile en uyumlu materyal olmasıdır. Titanyum vücuda yerleştirildikten sonra civar dokularda ve uzak organlarda herhangi bir yan etki oluşturmaz.

İmplantlar kemiğin içine yerleştirilirler ve kemikle osseointegre olurlar. Osseointegrasyon canlı kemik ile yükü taşıyan implant yüzeyi arasında yapısal ve fonksiyonel direk birleşme anlamına gelir. Yani implant ile kemik arasında hiçbir aralık olmaz.

İmplant tedavisi tek diş, birden fazla diş ya da tüm dişlerin kaybında uygulanabilir bir tedavidir. Kemik gelişimi tamamlanmış her yaştan kişiye uygulanabilir. Önemli olan çenedeki kemik yapısının buna uygun olmasıdır. Bu nedenle implant planlamasının dikkatli bir şekilde bu konuda  uzman kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. İdeal olanı çene cerrahisi uzmanı ve protez uzmanının planlamayı beraber yapmasıdır. Bu şekilde hem implantın kök kısmı hem de protez kısmı için hastanın ihtiyacına göre ve kemiğin durumuna göre uygun sistem belirlenir.

İmplant planlaması yapılırken öncelikle hastanın yaşı, sağlık durumu,, kullandığı ilaçlar, gördüğü tedaviler, daha önce geçirdiği ameliyatlar, daha önce gördüğü diş tedavileri, sigara, alkol kullanımı gibi pek çok faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Hastada diabet, kalp, tansiyon ya da diğer genel hastalıkların olup olmadığı anlaşılmalıdır ve gerektiğinde kendi doktoru ile konsültasyon yapılmalıdır.

İmplant planlamasında 2. aşama hastanın ağız içi muayenesi ve röntgen bulgularının değerlendirilmesidir. Dişlerin ve hiç diş yoksa çenelerin birbiriyle olan pozisyonları implantların doğru yerlere yerleştirilmesi açısından önemlidir. Dişetinin sağlıklı ve ağız hijyeninin iyi olması da implant için çok önemlidir. O nedenle implant planlaması yapılırken bunlara da dikkat edilmesi ve tedavilerinin yapılması implantın başarı şansını arttırmaktadır. Ağız içi muayeneden sonra yapılan röntgen muayenesi ile kemiğin durumu değerlendirilir ve eğer kemik uygunsa implant planlaması yapılır. Yaş, erken diş kaybı ya da başka bir nedenle oluşan kemik kaybı durumlarında ise öncelikle kemik oluşturma teknikleri kullanılarak bölgede kemik oluşturma ve sonrasında implant yapma planlanır.

Tüm bu değerlendirmelerden sonra hastaya ayrıntılı bilgi vermek de çok önemlidir. İmplant tedavisinin her aşamasında hasta-hekim işbirliği tedavinin başarısını arttırır.

Genel olarak implant uygulamaları yaş ve cinsiyet ayırımı olmaksızın tek diş eksikliğinden hiç dişi olmayan vakaya kadar tüm durumlarda kullanılabilmektedir.

İmplantın uygulanmasının riskli olduğu ya da tavsiye edilmediği durumlar şu şekilde sıralanabilir:

1-     Kontrol altında olmayan diabeti olan hastalar. Bu hastalarda kan şekerinin çok yüksek olması nedeni ile iyileşme kapasitesi çok düşüktür ve enfeksiyon oluşumuna yatkınlık vardır. Bu nedenle tedavi görmeyen yani doktor tarafından kontrol altında olmayan şeker hatalarına implant uygulaması yapılmaz ancak kan şekeri düzenlendikten ve normal seyrine döndükten sonra implant yapılabilir. Bu nedenle hastanın ve doktorun takibi önemlidir.

2-     Yine aynı şekilde kontrol altında olmayan yüksek tansiyon ve kalp hastalarına da implant uygulaması tavsiye edilmez. Bu hastaların düzenli ilaç kullanımı sonucu tansiyonları normal düzeyde olursa implant yapılabilir. Kalp hastaları ise yine aynı şekilde düzenli doktor kontrolü ile ve kan sulandırıcı ilaçların durumuna göre implant hastası haline gelebilirler.

3-     Ağız hijyeninin çok kötü olması nedeni ile ağızdaki dişler ve dişetlerinin sağlıksız olduğu kişilere de implant yapılması uygun değildir. Çünkü implantın uzun süre kullanılabilmesi için ağız hijyeni çok önemlidir. Yetersiz bakım sonucu dişlerini kaybetmiş bir kişi yine yetersiz bakım sonucu implantlarını da kaybedebilir. Bu nedenle implant uygulanmadan önce ağzın sağlıklı bir hale gelmesi ve implant yapılacak kişinin de ağız bakımını iyi yapıyor olması sağlanmalıdır. Bu durum sağlandıktan sonra implant tedavisi rahatlıkla yapılabilir.

4-     Aşırı sigara tüketimi olan kişilerde özellikle günde 2-3 paket sigara içenlerde implantın başarı oranı çok düşüktür. Sigara dumanı ağız içerisindeki ısıyı arttırdığı için iyileşmeye yardımcı hücrelerin ölümüne sebep olmaktadır. Ayrıca yine dumanda bulunan zehirli maddeler implant yüzeyine yapışarak kemik-implant kaynaşmasını engellemektedir. Bu nedenle implant tedavisi süresinde sigara içilmesi tavsiye edilmemektedir. Aşırı sigara içen kişilerin de eğer mutlaka implant yapılması gerekiyorsa sigara kullanımını azaltması ya da bırakması implantın başarı şansını arttırır.

5-     Kemoterapi ya da radyoterapi gören kişilerde de yine iyileşme kapasitesi düşük olduğundan implant uygulaması yapılmaz. Ancak bu kişilere de tedavileri bittikten 1 yıl sonra doktorlarının da onayı alınarak implant tedavisi uygulanabilir.

İmplantın yerleştirilmesi basit bir cerrahi operasyonla gerçekleştirilir. İmplant operasyonu öncesinde operasyon yapılacak odanın ve kullanılacak malzemelerinin sterilizasyonu çok önemlidir. Bu nedenle operasyon öncesinde odanın dezenfekte edilmesi ve hastanın da bu hijyen şartlarına uygun alarak giydirilerek operasyon odasına alınması gerekmektedir. Hekim ve yardımcı personel de yine sterilizasyon şartlarına uygun bir şekilde giyinmeli, kullanılacak aletler de yine bu şartlara uygun olarak yerleştirilmelidir. Tüm bu şartlar sağlanmadan operasyona başlanmamalıdır.

İmplant operasyonu lokal anestezi ile rahatlıkla yapılabilen bir işlemdir. Ancak hastanın isteğine bağlı olarak özellikle diş hekimi fobisi olan hastalara sedasyon ya da genel anestezi altında da yapılabilir. Anestezi uygulaması yapıldıktan ve sterilizasyon şartları sağlandıktan sonra implantın yerleştirilmesi işlemine geçilir ve yerleştirilecek implant sayısına göre yarım saat ile bir saatlik bir süreçte implantlar yerleştirilir. İmplant operasyonu ağrılı bir işlem değildir. Yeterli anestezi sağlandıktan sonra hasta işlem sırasında kesinlikle ağrı hissetmez. İşlem sonrası ise en fazla sızlama şeklinde ve tavsiye edilen ilaçlarla çok rahat geçebilen bir ağrı oluşabilir ki bu da kişiden kişiye değişen bir durumdur. Bazı hastalar işlem sonrası ağrı kesici içme ihtiyacı bile hissetmezler.

İmplant operasyonu sonrası dikkat edilmesi gerekenler şu şekildedir:

 

1-     İlk gün tükürme ve çalkalama yapılmamalıdır. Böylece kan pıhtılaşması bozulmamış olur ve kanama olmaz.

2-     Operasyondan sonra ödemi azaltmak için gün boyu bölgeye buz uygulaması yapılmalıdır. Buz devamlı tutulmamalı 15’er dakikalık aralarda yapılmalıdır. Buz uygulaması sadece ilk gün tavsiye edilir. Diğer günler yapılması tavsiye edilmez.

3-     Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

4-     Yumuşak gıdalarla beslenilmeli ve yara yeriyle oynanmamalıdır.

5-     Ağız hijyenine dikkat edilmeli verilen ilaçlar zamanında ve anlatıldığı şekilde kullanılmalıdır.

Bunlara ve hekimin anlattığı diğer kurallara uyulursa  operasyon sonrasındaki süreç sıkıntısız bir şekilde geçer.

İmplant tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler şunlardır:

1-     İmplant endikasyonu ve planlamasının doğru yapılması

2-     Kullanılacak implantın yeterli özelliklere sahip olması

3-     Uygulama metodu ve uygulayan ekibin yeterliliği(konusunda uzman hekimler tarafından yapılmalıdır)

4-     Dişeti ve kemiğin iyileşme kapasitesi ve kişinin bağışıklık direnci

5-     Uygulanacak geçici ve daimi protezlerin planlama ve uygulamasının doğru olması(konusunda uzman hekimler tarafından yapılmalıdır)

İmplant çalışmaları bir ekip işidir ve implantın başarısı buna bağlıdır. Bu ekip içinde; implantın yapılacağı yere ve yapılacak implant sayısına beraber karar verecek cerrah ve protez uzmanı, üst yapı yerleştirildikten sonra ağız hijyeninin iyi olması ve kontrollerinin yapılması için de dişeti hastalıkları uzmanı mutlaka olmalıdır.

 

İmplant yerleştirildikten sonra iyileşme süreci başlamış olur. Dişetinin iyileşmesi 7-10 gün sürer. Bu süreç sonunda dişeti eski halini almış olur ancak kemik iyileşmesi yani yerleştirilen implantın kemikle kaynaşması biraz daha uzun bir süreçtir. Bu tamamen kemik dokusunun diğer dokulara göre daha yavaş iyileşen bir doku olması ile ilgilidir. Alt çene kemiği yapısı itibari ile üst çene kemiğine göre daha çabuk iyileşir. Bu nedenle alt çeneye yerleştirilen implantlarda iyileşme süresi üst çeneye göre daha kısadır. Eğer implantla beraber kemik oluşturmak için herhangi bir işlem yapılmadıysa genelde alt çenede 1,5-2 ay üst çenede 2,5-3 ay gibi bir süre implant-kemik kaynaşması için beklenir. Bu sürecin sonucunda implantın iyileşip iyileşmediği röntgen ve ostell ölçüm tekniği ile değerlendirilir ve iyileşmenin tamamlandığına karar verilirse protez yapımına başlanır. Eğer yeterli iyileşme olmadıysa bekleme süresi uzayabilir. İmplantla beraber kemik oluşturmak için herhangi bir işlem yapıldıysa iyileşme süresi normal kemiğe yerleştirilen implanta göre yaklaşık 2 kat daha fazla sürer. Bu süre sonucunda yine değerlendirme yapılır ve protez işlemine bu değerlendirme sonucuna göre başlanır. Protezin yapılacağı zamana kadar geçen süreçte hasta normal hayatına devam eder. Eğer gerekiyor ise operasyondan hemen sonra ya da 1 hafta içinde hastaya bu iyileşme süresince kullanacağı geçici dişler yapılır. Bu geçici dişlerin hareketli ya da sabit olmasına protez uzmanı hastanın durumuna göre karar verir. İmplant iyileştikten sonra yapılacak asıl protezlerin yapım süresi de yine hastaya yapılacak diş sayısına göre değişmekle beraber ortalama 7-15 gün civarındadır. Özellikle estetik çalışmalarda hastanın talebine göre bu süreç değişebilir. Protez uzmanı işlemin başında bu konuda hastaya gerekli bilgileri vermeli aşamaları ayrıntılı olarak anlatmalıdır.

İşlemler bittikten ve hasta implantlarını kullanmaya başladıktan sonra kendisine anlatılan ağız bakımı tekniklerini dikkatlice uygulamalı ve doktorunun uygun gördüğü zamanlarda kontrollerini aksatmamalıdır. Bunlara dikkat edilmesi durumunda hastalar implantlarını çok uzun yıllar sağlıkla kullanabilmektedir. İmplantların ömrü genel olarak kendi dişlerinizin ömrü gibidir. Nasıl kendi dişlerinize iyi bakarsanız ömür boyu size hizmet ederse implantınıza da iyi bakarsanız ömür boyu size hizmet eder. Önemli olan iyi bir bakım ve düzenli doktor kontrolüdür.

İmplant Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İmplant eksik dişlerin yerine onların işlevlerini yerine getirmesi için yapılan ve çene kemiğine yerleştirilen yapay diş köküdür. Titanyumdan üretilen implantlar insan dokularıyla biyo-uyumlu olup çene kemiği ile arasında oluşan biyolojik bağlanma sonucunda vücudun bir parçası haline gelirler.

Tek diş eksikliği, birden fazla diş eksikliği ve tam dişsizlik durumlarının tümünde implant uygulanabilir. Yerleştirilecek alanda yeterli düzeyde kemik olmaması durumda kemik ilave işlemleri ile birçok vakada başarı ile implant uygulanabilmektedir.

Tek diş eksikliği: Dişleriniz arasında eksik dişiniz varsa bu boşluğun önündeki ve arkasındaki dişinize dokunulmadan implant tedavisi ile eksiklik giderilebilir. Böylece sağlam dişlerinizde herhangi bir aşındırma yapılmamış olur. Ancak implantın yapılabilmesi için dişler arası boşlukta yeterli alanın olması gerekir. Boş bölüm kalan dişlerinizin hareketiyle zamanla biraz kapanabilecektir. Dolayısıyla bu kapanma yaşanmadan implant yaptırılması gereklidir.

Bölgesel dişsizlik: Her diş boşluğuna implant yapılması gibi bir zorunluluk yoktur. Dişlerinizin ve kemik yapınızın durumuna göre yapılacak implant sayısına ve yerlerine karar verilir. Hangi bölgeye kaç implant yapılacağına karar verilebilmesi için röntgeninizin incelenmesi ve muayenenizin yapılması gereklidir. Dişler arasına köprü yapılabildiği gibi implantlar arasına da köprü yapılabilmektedir. Böylece daha az sayıda implantla diş boşlukları doldurulabilir.

Total dişsizlik: Üst çene ve/veya alt çenede hiç diş olmaması durumlarında çene kemiğinin durumu uygunsa üst ve alt çene için 6 veya 8 implant yerleştirilerek toplamda 12 veya 16 implantla sabit protez yapılabilir. Çene kemiğinin uygun olmadığı durumlarda da daha az sayıda implant yerleştirilecek implant üstü takıp çıkarılabilir protezler yapılabilir.

Dental implantların uygulanabilmesi için çenedeki kemik yapısının buna uygun olması gerekmektedir. Çünkü implantlar belli bir genişliğe ve yüksekliğe sahiptirler. İmplant uygulanacak olan hastanın kemik yapısı da bu implantı taşıyabilecek kadar genişliğe ve yüksekliğe sahip olmalıdır. Hastanın kemik yapısının uygunluğu implant başarısını olumlu yönde etkiler. Eğer ki hastanın kemik eksikliği varsa uygulanacak bazı kemik ekleme ve yumuşak doku greftleme teknikleri ile hastanın kemik yapısı implant yapılmasına uygun hale getirilebilir. İmplant yaptırmak isteyen hastaların sağlık durumlarında herhangi ciddi bir sorun yoksa(doktor kontrolü altında olmayan diabet ve hipertansiyon hastaları, kemoterapi veya radyoterapi gören hastalar gibi) implant yaptırmanın yaş sınırı yoktur. Ancak çok genç yaştaki hastalarda hastanın ergenlik çağını tamamlamış olması şartı aranmaktadır.

İşlem öncesinde uygulanan anestezi yöntemleri uygun şekilde yapıldığında acı duymazsınız. İmplant operasyonu genellikle lokal anestezi ile yapılır. Eğer hastanın talebi olursa sedasyon ya da genel anestezi de uygulanabilir. Çoğu zaman diş çekiminden bile daha basit bir operasyondur. İmplant yerleştirme sonrasında akşam duyulabilecek hafif ağrı olabilir. Bir çok hasta bu ağrının diş çekimi sonrasında yaşanan ağrıdan daha hafif olduğunu belirtmektedir. Bu ağrı hafif ağrı kesiciler ile giderilebilir. Birçok vaka da buna bile gerek duyulmamaktadır

Hayır. Günümüzde bu durum diş hekimliği dünyasında tartışılıyor olsa da henüz uygulanmamaktadır. İmplantların iyileşme süreci yani kemikle kaynaşmaları alt çene de 1.5-2 ay, üst çenede 3 ay kadar sürmektedir. Eğer ilave kemik oluşturma işlemleri yapıldıysa bu süre kemik kaybının durumuna göre 6-9 aya kadar uzayabilir. Çünkü bu zaman zarfında implant üzerine binen yükün en aza indirgenmesi gerekmektedir. Genelde implant operasyonu sırasında implant yerleştirildikten sonra yapılan ölçümle implant üstü protezinizin ne zaman yapılabileceği bilgisi verilir. Bu bekleme süresi içerisinde diş eksikliği yaşamamanız size geçici bir protez yapılacaktır.

  • İmplant altyapılı protezler diğer protezlere göre çok daha iyi çiğneme fonksiyonu sağlarlar.
  • Estetik ve dayanıklılık bakımından oldukça üstündürler.
  • Hiç dişi kalmamış hastaları hareketli protez kullanma zorunluluğundan kurtarır.
  • Diş çekiminden sonra oluşan çene kemiği erimelerini engeller.
  • Diş çekiminden sonra oluşan çene kemiği erimelerini engeller.

İmplant yapılmadan önce bilinmesi gereken birçok önemli faktör vardır. Öncelikle implant yaptıracak kişinin sağlık durumu implantın başarısında önemli bir faktördür. Eğer hastada implantın iyileşmesini engelleyecek ciddi bir sağlık sorunu varsa implant tedavisi başarısız olabilir. Özellikle kontrol altında olmayan diabet hastalarında bu risk çok yüksektir. Ancak ilaçlarını düzenli kullanan ve kan şeker düzeyi yüksek olmayan diabet hastalarına rahatlıkla implant yapılabilir. Kemoterapi ve radyoterapi gören hastalarda da vücut direnci düşük olduğundan implant iyileşmesinde sıkıntı olur bu nedenle bu dönemde implant tedavisi uygulanmaz. Ancak tedavisi bittikten 6-9 ay sonra doktorunun onayı ile yapılabilir. Yine kalp damar hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişilerde de doktorundan onay alınarak implant tedavisi uygulanabilmektedir.

Yoğun şekilde alkol ve sigara tüketen hastalarda implant başarısı olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu nedenle özellikle iyileşme süresinde dikkatli olunmalıdır. Aşırı sigara tüketiminde(günde 2-3 paket) implant yapılması tavsiye edilmez.

Tüm bunların yanı sıra implantın başarısındaki en önemli etkenlerden biri hastanın uygulayacağı bakımdır. İmplant tedavisinden sonra verilen tavsiyelere uyulması ve kontrollerin aksatılmaması implantın başarısını arttırır.

İmplantın uygun şartlar altında uzman hekim tarafından yapılması ve kullanılan implantın kalitesi de implantın başarısında önemli bir kriterdir.

 Uygun şartlar altında uzman bir hekim tarafından yapılan implantın ömrü uzundur. Unutulmamalı ki kendi dişlerimiz de bize ömür boyu kullanılmak üzere verilmiştir. Ancak iyi bakım ve düzenli kontrol yapılmazsa kendi dişlerinizi kaybedebildiğiniz gibi implantlarınızı da kaybedebilirsiniz. İmplantlar ömür boyu kullanılabilmektedir. Bunun için size anlatılan şekilde bakım yapmalı ve diş kontrollerinizi aksatmamalısınız.

1.ETAP CERRAHİ İŞLEMLER:

Hastanın hazırlanması: İşlem öncesi gerekli ise premedikasyon yapılabilir. Bunun gerekli olup olmadığına hekim hastanın sağlık durumuna göre karar verir. Hasta operasyon odasına girmeden önce operasyona uygun olarak giydirilir(başına bone, üzerine hasta önlüğü). Ağız çevresi antiseptik solüsyonlarla silinir. Hastanın baş kısmı steril örtülerle kapatılır.

Cerrahi protokol: İmplant operasyonları genellikle lokal anestezi altında uygulanır. Gerekli ise ya da hastanın isteği ile genel anestezi ya da sedasyon altında da yapılabilir.

İmplant tekniği:

1-İnsizyon ve flabin kaldırılması: Birçok insizyon şekli tarif edilmiştir. Brenemark ve ark. 1985 yılında dişsiz ağızlarda krete doğru eğimli yay şeklinde bir insizyonun yapılmasını önermiştir(alt çenede foramen mentaleler arasında, üst çenede de 1. büyük azıların önünde). Ancak bu tip bir insizyonun postoperatif dönemi genellikle zor geçmektedir(ödem ve ağrı).

Bugün ise birincil insizyonun kret tepesinden veya keratinize dokuya doğru kaydırılarak yapılması önerilmektedir. Bu ensizyon hattı bukkal ve/veya lingualde komşu dişlerin marjinal dişetine zarar vermeden ikincil serbestleyici insizyonla devam eder. Bir elevatör yardımıyla mukoperiosteal flap kaldırılır. Kemiğe ulaşıldıktan sonra lingual veya palatinal flap kaldırılır ve karşıt çenedeki dişlerin kölelerinden geçen bir dikişle bağlanır. Kemik forsepsleriyle kemiğe yapışık granülasyon dokuları temizlenir. İmplant yuvası hazırlanmadan önce kemik yüzeyi olabildiğince düzgün ve yassı olmalıdır. Postoperatif yan etkileri önlemek için bu kurallara uyulması gerekir.

2-İmplant yuvasının hazırlanması: Kemik bol miktarda serum fizyolojik ile yıkanarak ısınması engellenmelidir. Cerrah frezle yuva açmaya başlamadan önce kontrollerini yapmalı, hiçbir eksik olmadığından emin olmalıdır. Daha sonra kemik içinde yuva açma işlemine uygulanan implantın özel seti ve fizyodispenser kullanılarak başlanır. 2mm çapındaki başlangıç frezi ile daha önceden belirlenmiş derinliğe ulaşılır. Yuvanın yönü uzayın üç boyutunda cerrahi şablon ve yön klavuzları kullanılarak kontrol edilmeli, eksik dişin normalde olması gereken yön ve açıya uygun olarak pozisyonlandırılmalıdır. Üzeri milimetrik işaretli bir rehber pin ile kavitenin derinliği kontrol edilir. Frezin çalışan ucuna devamlı su gelebilmesi için yukarı aşağı yönde hareket edilmelidir. İmplant yerleştirilirken implant yuvalarının eksenleri kontrol edilmelidir. İlk rehber frezle yuva boyu belirlendikten sonra değişik çaptaki frezlerle yuvanın genişletilmesi işlemine geçilir. İmplant yuvası kemik izin verdiği ölçüde ve eksik dişin çapının genişliğine göre uygun miktarda genişletilir. Yuva açma işlemi bittikten sonra yuva içinde hiçbir artık madde kalmadığından emin olmak için kontrol edilir.

3-İmplantın yerleştirilmesi: İmplant, yuvasının yönüne göre yerleştirilir. Dönme hızı hiçbir zaman 20-40 d/dak’yı geçmemelidir. İmplantın ilk yivi yuvaya girer girmez implantın geri kalanı herhangi bir kuvvet uygulamaya gerek kalmaksızın yivler boyunca yuvaya yerleşir. İmplant koronal sınırına kadar kemik içine gömülür. İmplant tamamen kemik içine yerleştikten sonra taşıyıcı parça çıkartılır ve implantın iyileşme kapağı takılır.

4-Flabin kapatılması ve dikiş atılması: İmplantlar yerleştirildikten ve operasyon tamamlandıktan sonra sıra açılan dokunun kapatılmasına gelir. Dişeti kapatılıp dikilmeden önce bölge serum fizyolojik ile güzelce yıkanır ve tüm artıklar bölgeden uzaklaştırılır. Daha sonra da uygun teknikle dikiş işlemine geçilir. Dikiş atıldıktan sonra da hastanın steril gaz tamponları sıkı bir şekilde ısırması istenir.

2.ETAP CERRAHİ İŞLEMLER:

İkinci etap cerrahi veya implantların fonksiyona sokulması, implantların açığa çıkarılmasından ibarettir. İşleme başlanmadan önce bir röntgen alınarak implantların etrafında radyolusent alanların ve/veya kemik defektlerinin olup olmadığı kontrol edilmelidir.

İşlem sırasında implant kapağı üzerindeki diş eti kaldırılır. Eğer implant üzerine büyüyen kemik fazlalıkları varsa bunlar bir frez yardımı ile kaldırılır. Kapatıcı vida tamamen açığa çıkarılır ve uygun bir anahtarla açılır. Kapatıcı vida çıkartılıp gingivaform yerleştirilir. Gingivaform seçimi diş etinin kalınlığına göre yapılır. Bu vida diş etinden yaklaşık 2mm kadar yüksekte konumlanmalıdır.

İmplantın en ufak bir mikrohareketi osseointegrasyonun gerçekleşmediğini gösterir. Lokal anesteziye rağmen implant çevresinde ağrı olması gene şüphe uyandırmalıdır. Ağrı implant çevresinde yumuşak doku oluşumuna bağlı olabilir. Periapikal radyografiyle iyileşme vidasının implanta uyumu ve implant çevresinde radyolusent sahaların varlığı kontrol edilmelidir.

İkinci cerrahi operasyonun amacı iyileşme vidasını veya dananağı implant üzerine yerleştirmektir. Cerrahi ve protetik tekniklerdeki gelişmeler fonksiyonel ve estetik sonuçların daha iyi olmasını sağlar. Günümüzde uygulanan tedavi yöntemleriyle daha doğal çıkış profili elde edilebilmektedir. Peri-implanter yumuşak dokunun düzenlenebilmesi ile implant çevresindeki mukozanın kalınlığının ve kalitesinin arttırılması hedeflenir. Peri-implanter yumuşak dokunun düzenlenebilmesi için çok çeşitli mukogingival operasyonlar uygulanabilir.

Doğal dişlerde kronun marjinal kenarı 0.5-1mm kadar diş eti altında yer alır. Ancak estetik nedenlerden ötürü implant destekli kronlarda bu sınır 2-4mm kadar diş eti altındadır. Bu nedenle estetik ve fonksiyon için keratinize dokunun varlığı önemlidir.